Kripto Para Borsaları ve ICO’lara Ne Kadar Güvenmeliyiz?

2017’nin son çeyreğinde global çapta bir üne kavuşan ve o dönem için yatırımcıların gözdesi olan kripto paraların son 6 ayda yaşadığı ciddi düşüşten sonra ve şimdilerdeki hacimsizlikten ötürü artık daha temkinli yaklaşılan bir yatırım aracı oldu. Fakat kripto paraları bekleyen en büyük tehlike piyasanın yüksek volatilesi veya hacimsizliği değil, borsaların ve ICO’ların güvenlik zafiyetleri.

Yatırımcı üzerinde büyük baskı oluşturan bu durum hackerların ve dolandırıcıların iştihanı kabartıyor. Kurumsal yapıdan ve standarttan uzak olana borsalar kullanıcıların kripto paralarının güvenliğini sağlamakta zorlanıyor. Kripto paraların henüz yeni sayılabilecek bir piyasa olması, yasal düzenlemelerin gecikmiş olması gibi etkenler olsa da piyasanın güvenilirlik açısından sınıfta kaldığını söylemek mümkün.

Borsa hacklenmelerinin başlangıcı sayılabilecek ve hala piyasayı derinden etkileyen MtGox krizinden sonra Coincheck’in yaklaşık 500 milyon dolarlık kaybı, Bithumb’ın 30 milyon dolar, BitGrail’in 170 milyon dolar vb. gibi çok uzun bir hacking listesi oluştu.Bu yüksek meblağlarda hacklenme olayları piyasaya güvensizliği artırmakla beraber borsaların ne kadar amatörce yönetildiğinin de bir göstergesi. Binance gibi piyasanın amiral gemisi konumunda ve günlük hacmi 1 milyar dolar’ın üstünde olan bir borsanın bile henüz 1. Yılını doldurmadığını, daha önce hacklenme gibi sorunlarla karşılaştığı ve uzun süre hukuki sıkıntı yaşamayacağı bir merkez arama çabalarını gördüğümüzde hala atılması gereken çok fazla adım olduğunu düşünmeden edemiyoruz.

İsviçre’de düzenlenen TC Sessions Blockchain 2018 etkinliğinde konuşan Vitalik Bulterin’in bu konuda ki açıklamaları ise daha sert ;

“Ben kişisel olarak merkezileşmiş kripto para birimleri borsalarının cehennemde olabildiğince yanmalarını umut ediyorum. Yasal paralar ve kripto para birimleri arasındaki fark bağlamında baktığınızda, merkeziyetsizleşmek oldukça zor; çünkü, bu süreçte eninde sonunda yasal para dünyasıyla yüz yüze geliyorsunuz. Bu dünyanın sadece merkezileşmiş kapıları açık ve bu dünyadaki değerli servislerin merkeziyetsizleştirilmesi oldukça zor.”

ICO’lar ise için durum farklı değil Boston College tarafından 2.390 ICO üzerinde yapılan çalışma gösterdi ki kripto projelerinin %56’sının ICO’dan sonraki 4 ay içinde ortadan kalkıyor. Bu yatırımcılar için önemli bir gösterge olmakla beraber ICO’lara yapılacak yatırımların çok detaylı bir araştırmadan geçmesi gerektiğini anlatıyor. Ethereum 2014 yılında 18 milyon dolar ve sonrasında, 2016 yılında Waves 16 milyon dolar ön sermaye topladı ve bu projeler o zaman için yatırım yapan yatırımcılarını fazlasıyla sevindirdiler.

Bunu biraz daha detaylandıracak olursak 2014 yılında Ethereum ICO sürecinde 0.3 – 0.4 $ olarak fiyatlandırılırken, proje 2015 yılında kullanıma açıldıktan sonra ise 19 $ seviyesine çıkmış. 2017’de 1000 $’ın üstüne çıkmış ve şuan ise 500 $ seviyesinde işlem görmekte. Yatırımcılar için doğru zamanda çekirdekten yapılacak bu yatırımlar inanılmaz kazançlı olsalar da her ICO’nun projesi ve ekibi bu kadar güçlü olmayabiliyor. Herhangi bir yasal düzenlemeye ve standartta sahip olmayan bu ICO’lar yatırımcılarını mağdur etmekle kalmıyor kripto para dünyası içinde kötü bir imaj çiziyor.

Bitconnect gibi 250 milyon dolarlık bir vurgun kripto para yatırımcıları için büyük bir şok olsa da Benebit, Turcoin gibi projelere de aynı sonu paylaştı. Çin bu konudaki önlemlerini ICO’ları yasaklayarak sert bir şekilde alsa da bu teknolojinin de önün kesilmemesi kanaatindeyim. Fakat ülkemizde de karşılaştığımız Turcoin faciasından sonra devletlerin bu konuyla ilgili ilk yasal düzenlemeyi ICO’lar konusunda yapması ve yatırımcıları koruması gerekiyor.

Kripto para yatırımcılarının yatırımlarını korumak için kendi önlemlerini imkanlar dahilinde kendileri almaları gerekiyor. En azından uzun vadeli yatırımlarını kendi cüzdanlarına çekerek borsaların inisiyatifine bırakmamak ve ICO projelerine yatırım yapmadan önce çok ciddi bir araştırma evresinden geçirerek potansiyelleri ile projelerini karşılaştırmak yatırımları korumak için en doğru yol gibi görünüyor. Ayrıca düzenlemeler yapıldıkça yatırımlarım daha güvenli ortamlarda yapılacağını ön görmek çok da zor değil.

Yorum Yapın!

%d blogcu bunu beğendi: